2026 OECD Global Roundtable on Equal Access to Justice
Digital Transformation, Data and AI: Scaling More Efficient and Responsive Justice Services
Konuşma notu
OECD ve T.C. Adalet Bakanlığı iş birliğiyle İstanbul’da düzenlenen 2026 OECD Adalete Eşit Erişim Küresel Yuvarlak Masa Toplantısı’nın dijital dönüşüm, veri ve yapay zekâ oturumuna konuşmacı olarak katıldım. Konuşmamda yapay zekânın yargılamadaki kullanımını medeni usul ilkeleri açısından ele aldım.
Yapay zekânın mahkemelere yardımcı olabileceği, ancak kararı hâkimin vermesi gerektiği konusunda geniş bir uzlaşma var. Asıl güçlük, bunun somut bir dosyada nasıl denetlenebileceği. Dilekçe hazırlamanın yapay zekâ sayesinde kolaylaşması da yeni bir sorun doğuruyor: Metin üretmenin maliyeti azalırken okuma ve doğrulama için gereken zaman aynı kalıyor. Uzun ve doğrulanmamış metinler, özellikle gerçekte var olmayan kararlara yapılan atıflar, makul sürede yargılanma hakkı üzerinde baskı oluşturabiliyor. Yalnızca sayfa sınırı koymak bu sorunu çözmüyor; kısa bir metin de doğrulanmamış içerik taşıyabilir.
Bu nedenle yapay zekâyı yasaklamak yerine kullanımının açıklanmasını esas alan bir düzenleme önerdim. Dava ve cevap dilekçelerinin zorunlu unsurlarını düzenleyen HMK’nin 119 ve 129. maddelerine, yapay zekâ kullanımına ilişkin bir beyan eklenebilir. Hâkimler bakımından benzer bir açıklama, hükmün içeriğini düzenleyen 297. madde kapsamında öngörülebilir. Tarafların etkili biçimde görüş bildirebilmesi için bu bilginin karar verilmeden önce paylaşılması da gerekir. Konuşmada bu önerinin hukuki dinlenilme hakkıyla ilişkisini vurguladım.
Oturumu yöneten Mariane Piccinin Barbieri’ye, birlikte görüş alışverişinde bulunduğumuz Mehmet Murat Tuzcu, Eduardo Vergara, Junghoon Ha ve Sarah Rose’a; organizasyon için OECD ekibine, ev sahipliği için T.C. Adalet Bakanlığına ve süreçteki katkıları için Seçkin Koçer’e teşekkür ederim.


